Yaşam bu ,acılar,kederler,hayal kırıklıkları ile dolu.
Bazen de sağnak yağmurun ardında çıkan Gökkuşağı gibi,sürprizlerle dolu.
İnsanız işte mutluluğa çabuk alışıyoruz da ,acılara dayanmayı pek başaramıyoruz.Bünyesi güçlü insanlar ,hayatı olduğu gibi kabul edenler,bu dönemi rahat anlatırken,depresyona yatkın insanların acıya katlanmaları zor oluyor. Manevi ve tıbbi destek kaynakları ile yaşama tutunuyorlar..
Acı çekmek, insan olmanın, akla ve bilince sahip olmanın ve en nihayetinde ise; bir kalbe sahip olmanın karşılığıdır.
Dostoyevski ne demiş
"Üzülmek ve acı çekmek, büyük bilinçler ve derin yürekler için her zaman zorunludur. "
Çekilen her acının karşılığı kemale ermenin basamağıdır.
Ama bilinmelidir ki; hiçbir acı, keder veya endişe insanın dayanamayacağı düzeyde değildir. İnsanın yaşadığı acıyı dayanılmaz hale getiren, yine o insanın kendisidir. Burada asıl olan, insanların acılara karşı olan tutumudur. Bu tutum, o insanın yaşayacağı duygunun şiddetini belirler.Yani katlanmak gerek..
En zor acılardan biride sevdiklerimizin kaybıdır.
Sonsuza kadar yas tutacaksınız. Kaybını atlatamayacaksınız, ama onunla yaşamayı öğreneceksiniz.
Zamanla iyileşeceksiniz.Büyüyeceksiniz..
Ama asla eskisi gibi tam olmayacaksınız.
Asla eski siz olmayacaksınız, değişeceksiniz..
Belki biraz daha saldırgan,
Belki haksızlığa tahammülsüz..
"Ben bu dünyadaki acı kotamı doldurdum"diyeceksiniz..
Artık kimsenin canınızı acıtmasına izin vermeyeceksiniz.
Bir Aslanın yavrusunu koruduğu gibi,sizde kendi kendinizi koruyacaksınız.
Hep yarım..
Her yerde eksik..
Kolsuz kanatsız..
Kalsanız da ,ilahi güç size manevi huzur verecek,yarım olanı tam edecek.
Sanki sağınızda,solunuzda,arkanızda size kol kanat olan birilerinin varlığını hissedeceksiniz.
Acınızı içinize gömecek,belki sahte gülücükler ile ortada dolaşacaksınız.
Acılar paylaştıkça azalır derler ama çoğu zaman azalmıyor ki..
Anlattıkça aynı anı yaşıyor ve aynı yaradan tekrar yara alıyorsunuz..
Kimse merhem olmuyor ..
Sükunet ile kaderine boyun eğip yaşamaktan başka,çare yok.
Acı ile karşılaşan kişileri gördüğümde, sadece susuyorum ve yutkunuyorum..
Geçecek sabır diyorum..
Düşünmemek için kendinizi işe verdiğiniz oldu mu hiç? Ya da hayatınızın monotonluğu ve hüznüyle boğuşmayı ertelemek için, aslında çok gerekli olmadığınız halde gereksiz yere kendinizi yorduğunuz oldu mu? Bunları yaptıysanız ya da en azından bu ruh halini anlıyorsanız, acı çekmeyi biliyorsunuz demektir...
Verenin verdiğine itaat et ,rahat et..
"İman ve inanç "işte size siğirli anahtar..
Tefekkür ve tevekkül ile de sağlamasını yaparsak,dünya da dayanılmayacak acı kalmayacaktır.Ruhsal motivasyonu sağlam olan kişilerin üstesinden gelemeyeceği sorun kalmaz.
Son olarak, hayat bir imtihan..Bunu kabul etmedikçe, başımıza gelenleri, yaşadıklarımızın anlamını ve yaşamın anlamını çözemeyeceğimizi bilmeliyiz.
Hayat bir bulmaca, anahtar kelimeyi bulana kadar,çözmeye devaammm..
Eyvallah..
Necla Timur.
30/ 09 /2021
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Yorum Ekle
Yorumlar
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
NECLA TİMUR
Derin acılar..
Adı üstünde Dünya..
Dünya da rahat olsa idi adı Cennet olurdu..
Yaşam bu ,acılar,kederler,hayal kırıklıkları ile dolu.
Bazen de sağnak yağmurun ardında çıkan Gökkuşağı gibi,sürprizlerle dolu.
İnsanız işte mutluluğa çabuk alışıyoruz da ,acılara dayanmayı pek başaramıyoruz.Bünyesi güçlü insanlar ,hayatı olduğu gibi kabul edenler,bu dönemi rahat anlatırken,depresyona yatkın insanların acıya katlanmaları zor oluyor. Manevi ve tıbbi destek kaynakları ile yaşama tutunuyorlar..
Rabbimiz boşuna mı indirdi sanıyorsunuz "İNŞİRAH" ve"DUHA" Süresini..
Okuyup huzura eresiniz dedi.
Acı çekmek, insan olmanın, akla ve bilince sahip olmanın ve en nihayetinde ise; bir kalbe sahip olmanın karşılığıdır.
Dostoyevski ne demiş
"Üzülmek ve acı çekmek, büyük bilinçler ve derin yürekler için her zaman zorunludur. "
Çekilen her acının karşılığı kemale ermenin basamağıdır.
Ama bilinmelidir ki; hiçbir acı, keder veya endişe insanın dayanamayacağı düzeyde değildir. İnsanın yaşadığı acıyı dayanılmaz hale getiren, yine o insanın kendisidir. Burada asıl olan, insanların acılara karşı olan tutumudur. Bu tutum, o insanın yaşayacağı duygunun şiddetini belirler.Yani katlanmak gerek..
En zor acılardan biride sevdiklerimizin kaybıdır.
Sonsuza kadar yas tutacaksınız. Kaybını atlatamayacaksınız, ama onunla yaşamayı öğreneceksiniz.
Zamanla iyileşeceksiniz.Büyüyeceksiniz..
Ama asla eskisi gibi tam olmayacaksınız.
Asla eski siz olmayacaksınız, değişeceksiniz..
Belki biraz daha saldırgan,
Belki haksızlığa tahammülsüz..
"Ben bu dünyadaki acı kotamı doldurdum"diyeceksiniz..
Artık kimsenin canınızı acıtmasına izin vermeyeceksiniz.
Bir Aslanın yavrusunu koruduğu gibi,sizde kendi kendinizi koruyacaksınız.
Hep yarım..
Her yerde eksik..
Kolsuz kanatsız..
Kalsanız da ,ilahi güç size manevi huzur verecek,yarım olanı tam edecek.
Sanki sağınızda,solunuzda,arkanızda size kol kanat olan birilerinin varlığını hissedeceksiniz.
Acınızı içinize gömecek,belki sahte gülücükler ile ortada dolaşacaksınız.
Acılar paylaştıkça azalır derler ama çoğu zaman azalmıyor ki..
Anlattıkça aynı anı yaşıyor ve aynı yaradan tekrar yara alıyorsunuz..
Kimse merhem olmuyor ..
Sükunet ile kaderine boyun eğip yaşamaktan başka,çare yok.
Acı ile karşılaşan kişileri gördüğümde, sadece susuyorum ve yutkunuyorum..
Geçecek sabır diyorum..
Düşünmemek için kendinizi işe verdiğiniz oldu mu hiç? Ya da hayatınızın monotonluğu ve hüznüyle boğuşmayı ertelemek için, aslında çok gerekli olmadığınız halde gereksiz yere kendinizi yorduğunuz oldu mu? Bunları yaptıysanız ya da en azından bu ruh halini anlıyorsanız, acı çekmeyi biliyorsunuz demektir...
Verenin verdiğine itaat et ,rahat et..
"İman ve inanç "işte size siğirli anahtar..
Tefekkür ve tevekkül ile de sağlamasını yaparsak,dünya da dayanılmayacak acı kalmayacaktır.Ruhsal motivasyonu sağlam olan kişilerin üstesinden gelemeyeceği sorun kalmaz.
Son olarak, hayat bir imtihan..Bunu kabul etmedikçe, başımıza gelenleri, yaşadıklarımızın anlamını ve yaşamın anlamını çözemeyeceğimizi bilmeliyiz.
Hayat bir bulmaca, anahtar kelimeyi bulana kadar,çözmeye devaammm..
Eyvallah..
Necla Timur.
30/ 09 /2021
YAZARIN DİĞER YAZILARI